PKK’nın uyuşturucu Baronları affediliyor

10.08.2026 - 11:30
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Türkiye TBMM’de Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri sürerken, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu kürşüye çıktı. O an halkın bakışları, gözleri kulakları sesli bir heyecandan kırıştı. Müsavat, Türkiye’nin derin bir binaya benzettiği devleti, adaletin harcının, anayasaların kolonlarının, milli egemenliğin çatısının bulunduğu bir yapı olarak tanımladı. Duygularla dolu bir sesle, “Bu iktidar, elinde tuttuğu yetkiyi bir yapım ruhsatı gibi değil, devleti içten içe çürüten bir tadilat ruhsatı gibi kullanıyor” dedi, sokağa çıktıda.

İlk günden beri, iki tarafın süslü kelimeleri, büyük lafları, süslü propaganda ile gözetleniş sürecini köşelerden anlatmaya çalıştılar. Dervişoğlu, “Süreç boyunca ne yapıldığını millet aslında çok iyi gördü” diyerek, halkın farkındalığını vurguladı. O konuşma, İmralı’daki terör hükümlüsünün onayından geçerken, Türk milletinden gizli kaldığını, imzalayanların bile içeriğinden habersiz olduğunu dile getirdi. Meclis, sürecin başındaki gibi sadece bir tescil makamına indirgenmişti, Türk milletinin hüküm mührü, onuru ve rızası dışında kullanılmıştı.

Dervişoğlu, “Silahsızlanma ve entegrasyon sıralaması, bu yasal düzenlemede fiilen tersine çevrilmiştir. Önce hukuki kazanım verilmekte, belirsiz bir gelecekte de silahsızlanma vaat haline getirilmektedir” diyerek, yasal adımları eleştirdi. Sözleşmeli taraf formuna taşımış, devleti örgüt karşısında eşit bir sözleşmeli taraf gibi davranışa itiraz etti. Meclis’in tek adam rejimi, “sistemi zedelenen” itibarının daha da yıpratılması olduğunu belirtti, “Denetlemeyeceğiniz, hatta yürürlüğe dahi girmesini sağlayamayacağınız bir yasayla tek bir kişiye daha çok sorumluluk veriyorsunuz” diye seslendi.

Sözleriyle, “Türk milleti bilmelidir ki tüm laf cambazlığının geldiği noktadaki ve etrafındaki tablo, katillerin affedilmesinin istenmesinden ibarettir” dedi. Dört yıllık sürecin ardından, Müsavat Dervişoğlu, “Sözcük” olarak adlandırdığı büyük bir kalkışmayı, milli kimliğimize ve Cumhuriyet’imize karşı bir saldırı olarak yorumladı. “Çözüm düşmanlıkta değil, kardeşliktedir. Çözüm refahta, huzurda ve mutluluktadır” diyerek, halkı uyardı.

Sonuç olarak, bu tartışma, Türkiye’nin geleceği için kritik bir döneme işaret ediyor. Kimin hangisini, ne kadar sürede göreceği, netleşti mi? Bakalım bundan sonra ne olacak?

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap