Feridun Bahşi, eski Ağır Ceza Hakimi ve 27. Dönem İYİ Parti Antalya Milletvekili, ANKA Haber Ajansı’na Çerçeve Yasa’yı değerlendirdi. Bahşi, “İçerik yasalara geçmeden Çerçeve Yasa bile nasıl bir sistemin amaçlandığını açıkça göstermektedir. Teklif kanun yapma tekniği açısından bir çok uygunsuzluk taşıdığı gibi anayasaya da açıkça aykırıdır” dedi.
İlk olarak, 2/3793 sayılı yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi. Ancak bu teklif, uzun zamandır tartışılan Kürt sorununun çözümüyle ilgili hiç bir düzenleme sunmuyor. 50 bin civarında insanı, çocuk, yaşlı, kadın demeden, asker, polis ve korucular dahil olmak üzere, kanlı teröristlere karşı serbest bırakmayı hedefliyor. Bu yasa, örgüt üst düzey yöneticilerini tedbir uygulaması olmadan serbest bırakacak.
Bahşi, “Örgüt üst düzey yöneticileri tedbir kararı olmadan tamamen serbest kalacak” diyerek, 4,f-1 maddesini vurguladı. 3,f-1 maddesi ise, yakalama, gözaltı ve benzeri adli takibat kararlarını kaldıracak. 9. maddeye göre ise, serbest kalmak için müracaat bile aranmayacak. “Bu yasa tam bir ihanet yasasıdır” diye bağırdı.
Söylentilere göre, 5. f-1 maddesiyle, Cumhuriyet Savcıları tarafından öldürme suçundan bile doğrudan soruşturma açılamayacak. 6. f-1 maddesiyle, örgüt yöneticileri hakkında soruşturma başlatılmadan önceki tedbir kararları da kaldırılacak. Bu, bir yanda güvenliğe, diğer yanda hukukun temel prensiplerine meydan okuyor.
Bahşi, “İçerik yasalara geçmeden çerçeve yasa bile nasıl bir sistemin amaçlandığını açıkça göstermektedir. Teklif kanun yapma tekniği açısından bir çok uygunsuzluk taşıdığı gibi anayasaya da açıkça aykırıdır” diyerek, yasanın anayasal çerçeveye uyumlu olmadığını belirtti.
Yanlış anlaşılmalar, 7. f-1 maddesiyle, örgüt yöneticilerinin adalet sisteminden tamamen muaf tutulacağını iddia ediyor. 8. f-1 maddesiyle, bu kişilerin haklarında soruşturma başlatılmadan önceki tedbir kararları da kaldırılacak. Bu, hem halkın hem de hukuk sisteminin güvenini sarsıyor.
Bununla beraber, 10. f-1 maddesiyle, örgüt yöneticilerinin adalet sisteminden tamamen muaf tutulacağını iddia ediyor. 11. f-1 maddesiyle, bu kişilerin haklarında soruşturma başlatılmadan önceki tedbir kararları da kaldırılacak. Bu, hem halkın hem de hukuk sisteminin güvenini sarsıyor.
Kısacası, yasanın içerdiği maddeler, hem Türkiye’nin anayasal düzenine hem de uluslararası hukuk normlarına aykırı. Efsanevi “terörsüz Türkiye” ismini taşıyan bu yasa, halkın güvenini sarsıyor ve devletin temel değerlerini zayıflatıyor.
Gelişmeler devam ediyor, bu yasa ne zaman yürürlüğe girecek, kimler bundan etkilenecek, kimler bunu savunacak, kimler ise karşılayacak, henüz belli değil. Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber