“Çerçeve Yasa” teklifi TBMM Genel Kurulu’nda… Fatih Erbakan: Çerçeve Yasa’ya çekimser oy vereceğiz
TBMM Genel Kurulu’nda, 23 Ağustos’ta gerçekleşen oturumda, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Çerçeve Yasa” teklifine çekimser oy vereceğini duyurdu. Açık havada, oy kullanma sürecinde, erhabının “terör örgütünün tasfiyesine, silahların bırakılmasına ‘evet’ diyoruz ama teröristlerin affedilmesine uygun bakmıyoruz” ifadesi, çoğu katılımcının dudaklarından çıktı. Olay yerinde, Başkanvekili Celal Adan başkanlığını üstlenirken, görüşme akışı, “Terörsüz Türkiye” sürecinin bir parçası olarak izleniyor. Ahmet Şık, TİP İstanbul Milletvekili, teklifi “bir yoklar metni” olarak nitelendirerek “Bu düzenleme gerçekten barışı sağlayabilir mi?” diye sordu. Fatih Erbakan, kanun teklifinin sekizinci maddesini ele alarak, “Milyonlarca Kürt kardeşimizle, teröre herhangi bir şekilde bulaşmamış Kürt kardeşlerimizle herhangi bir ilgisinin olmadığını” söyledi. Şöyle de ekledi: “Sadece PKK/KCK üyesi terör örgütü mensuplarının salıverilmesini, örtülü veya dolaylı bir şekilde affedilmelerini içermektedir. BU MADDELERİN KÜRT KARDEŞLİĞİNİ TESİS EDECEĞİ DÜŞÜNCESİ TAMAMEN YERSİZDİR.” Erbakan, infaz sisteminin bir örgüte özel düzenlenmesiyle ilgili hükümleri savunarak, “Teklifte yer alan infaz sisteminin bir örgüte özel düzenlenmesine ilişkin hususlar, Kürt kardeşlerimize hürriyet ve eşitlik anlamında herhangi bir şey vaat etmemektedir.” Aynı zamanda, “Diğer taraftan PKK/KCK üyesi teröristlerin hem dağ kadroları hem de cezaevlerinde cezasını çekmekte olanlar olmak üzere topyekûn affedilmelerini, pişmanlık şartı dahi aranmadan affedilmelerini ve 2 ila 3 yıl içerisinde de siyasi haklarının iadesini içerdiğinden dolayı bu teklife ‘evet’ oyu vermeyi de uygun bulmuyoruz.” dedi.
TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, teklifi “yoklar metni” olarak nitelendirerek, “İktidarın tek taraflı teslimiyet ve tasfiye istediği teklifte, devletin kendisiyle yüzleşmesine dair hiçbir madde yok.” Şık, “Meseleyi adlandırmak için dahi Kürt kelimesi yok. Eşit yurttaşlık, ana dili, barış akademisyenleri, hasta tutuklular, hukuk normlarına dönüş, demokratikleşme yani memleketin hakikatine dair hiçbir şey yok.” Şık’ın sözleri, “Talimatla hareket eden, soruşturma için basit şüpheye bile ihtiyaç duymayan, emredilirse bu yasanın uygulamasından da vazgeçecek savcıların olduğu bir ülkede bu düzenleme gerçekten barışı sağlayabilir mi?” şeklinde kritik bir ton taşıyor.
Erbakan, “Yeniden Refah Partisi olarak Çerçeve Yasa’ya çekimser oy vereceğimizi aziz milletimize arz ediyoruz. Ve son olarak, özet olarak şunu ifade ediyorum: Biz terör örgütünün tasfiyesine, silahların bırakılmasına ‘evet’ diyoruz ancak teröristlerin affedilmesine uygun bakmıyoruz.” Teklifin, PKK/KCK ve bağlantılı tüm oluşumların fiili varlığına son verilmesini, örgütün uhdesindeki silah ve mühimmatın imhasının Türkiye Cumhuriyeti makamlarınca tespit edilmesini ve örgütün tasfiyesini içeren hükümleri nedeniyle de “hayır” oyu vermeyi uygun bulmadığını belirtti.
Olay yerinde, halkın gerginliği, yavaşça yükselirken, gündem, “terör örgütü”nin tasfiyesi ve “teröristlerin affedilmesi” konularının karmaşıklığına odaklanıyor. Ahmet Şık’ın sokağın dilinden “Bu teklife bir yoklar metni” demesi, vatandaşların içinde bulunduğu belirsizliği yansıtıyor. Teklifi destekleyen ve karşı çıkan taraflar, barışın gerçek yolunu arayarak, sahada bir an durup, çerçeve yasa’nın temellerini sorguluyorlar.
Kaynak: Orijinal Haber

